İzzet Uludağ ATATÜRK'Ü HÂLÂ ANLAYAMAYANLARA KISA BİR DERS NOTU
Yazı Detayı
02 Aralık 2021 - Perşembe 13:46 Bu yazı 176 kez okundu
 
ATATÜRK'Ü HÂLÂ ANLAYAMAYANLARA KISA BİR DERS NOTU
İzzet Uludağ
 
 

Ayağı çarıklı, yoksul ama gururlu Türk Milleti'ni sevmeyenler, bu milletin tarihi ilerletebileceğine inanmayanlar, sözüm ona kurtuluş (!) için geçmişte emperyalist güçlerden "manda", bugün ise "destek" bekleyenler, asla Atatürk'ü anlayamazlar, Atatürkçü de olamazlar!

Atatürk'ü anlamanın ve Atatürkçü olmanın birinci koşulu, Türk Milleti'ne sonuna kadar güvenmekten geçiyor.

Yüce Türk Milleti'ne koşulsuz güvenmeden, sadece bu güce dayanmadan Atatürk'ü anlamak ve Atatürkçü olmak asla mümkün değildir.

Atatürk'ü anlayamayanların Türk Milleti'ni anladıkları da hiç söylenemez.

Atatürk, pek çok itirazlara rağmen Samsun'a sadece bu millete güvenerek çıktı.

Kurtuluş Savaşı'nda içerden ve dışardan şaşkın bakışlar altında, yüreğinde ay yıldızlı Kuvayı Milliye kalpağı, yalın ayak, yokluklar içinde destanlar yaratarak, Dumlupınar'dan İzmir'e 9 günde düşmanı süpüre süpüre ulaşan, bağımsızlığa kavuşan, tarihte eşine rastlanmayan bir savaşla Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran, "Egemenliği kayıtsız koşulsuz hak eden" bu mazlum, ama yüce millet, Atatürk'ün yüksek güvenine mazhar olmuştur.

Bu Millet, Atatürk'ün kendisine güvenini devrimin hiçbir aşamasında asla boşa çıkarmamıştır.

Atatürk'ün ifade de ettiği gibi, "Türkiye Cumhuriyeti'ni ..." bu yüce Türk milleti kurmuştur.

Atatürk, bazılarımızın hâlâ batıya karşı duyduğu yüksek hayranlık nedeni ile batılı ülkelerle ve bireylerle mukayese ederek burun kıvırdığı, "biz adam olmayız" diye küçümsediği bu millete, o günkü koşullarda sonuna kadar güvenerek Samsun'a ayak basmıştır.

 

Atatürk, içinden çıktığı bu yoksul ama fedakâr Türk Milleti'ne her zaman ve sınırsız olarak güvenmiş ve onunla her zaman gurur duymuştur.

Atatürk, bu aziz milletin bir parçası olduğu için daima kendisi ile de gurur duymuştur.

Ama sadece "dangalaklar" ne Atatürk'ü ve ne de bu asil ve yüce milleti anlamadılar, anlamak istemediler, dolayısı ile de kendilerine benzetemedikleri bu milleti bugün de dahil hiç beğenemediler ve hatta hep aşağılayıp durdular, ona hep yukarıdan baktılar.

 

Esasen bunlar, emperyalizm ya da bir başka büyük güç yerine sırtını bu yoksul ve bu mazlum millete dayayan büyük devrimci Atatürk'e hiç güvenmediler. Çoğunlukla kızdılar.

"Türk milleti, çalışkandır, zekidir!" diyen Atatürk'e asla ve hiç bir zaman inanmadılar.

Atatürk'ün bu sözlerini, popülizm olsun diye, millete gaz vermek için söylediğini ifade ettiler.

Türk Milleti'nin içindeki cevheri ve devrimci ruhu, yaratıcı coşkuyu Atatürk gibi hiç göremediler, görmek de istemediler ve hatta bu sağlam karakteri ve zenginliği yok etmek için karalayıp durdular, millete hep yukarıdan baktılar, küçük gördüler.

Türk milletini, Atatürk gibi anlayarak, kavrayarak sevmeyenlerden, O'nun gibi aşkla beğenmeyenden, yüz yıldır kale gibi ayakta duran bu cumhuriyeti kurmuş olan, emperyalist saldırılara karşı direnip bir kutsal emanet olarak savunan bu millete güvenmeyenlerden asla Atatürkçü olamaz.

Bunların arasından asla Atatürkçü de çıkmaz!

Birileri maalesef, kendilerinin şeklen Atatürkçü olduğunu sansalar da, ifade etseler de Atatürk'ü hiç mi hiç tanımamışlar, O'na da Türk Milleti'ne de güvenmemişlerdir.

Hatta Atatürk'ü hiç de anlamamışlardır, anlamak gibi bir niyetleri, ideolojik yapıları ve cesaretleri de yoktur esasen.

"Dangalak" sözünü kim için söylediğim açık. İsteyen üstüne alsın, isteyen almasın.

Bugün de ABD'nin dümen suyunda ülkeyi bölmek için kargaşa ve terör yaratan, katliamlar yapan, ülkemize her yönden zarar veren, kökü, geçmişi Kürt Teali Cemiyeti'ne kadar uzanan ve genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı emperyalist İngiltere desteğinde isyan eden Şeyh Sait'e dayanan PKK ve HDP ile ittifakı savunanların hiç biri, Atatürkçü olmadığı gibi açıkça Atatürk'ün, Türk millî devletinin ve ATATÜRK'ün gurur duyarak içinden çıktığı Türk Milleti'nin azılı düşmanlarıdır.

Geçmişte, İstiklal Savaşı içinde, bağımsızlık, özgürlük ve cumhuriyet için mücadele vermek için emperyalist mandayı kabul etmedik, ülkeyi parçalamak için İngiltere'nin kurduğu "Kürt Teali Cemiyeti"ne ve benzerlerine karşı misak-ı milliyi savunduk.

Bugün de aynı bataklıkta, aynı kökten türeyen PKK ve soluk borusu HDP'ye karşı da en geniş milli birliği sağlamak

ve savunmak zorundayız.

Atatürkçü olmanın bugün tek ölçütü;

ABD emperyalizmine ve bu gücün desteklediği terör örgütleri PKK/HDP ve FETÖ'ye karşı -bunlarla milletten gizli olarak Atatürk'süz, Türk'süz, içinde Türk Milleti'nin yer almadığı bir anayasa hazırlamayı ve ittifak yapmayı bir yana bırakın- uyanıklık göstermek ve mücadele etmektir.

Bir tek Atatürkçü bile, HDP ile ittifakı, sözüm ona "özgürlükçü" ATATÜRK'süz ve Türk'süz bir anayasa yapmayı asla düşünemez.

Düşünmez!

Özellikle Atatürk'ün bağımsızlık savaşı içinde kurduğu CHP'nin HDP ile MİLLET İTTİFAKI adı altında bir araya gelmesi asla mümkün değildir.

HDP, ABD emperyalizmi adına yıllardan bu yana "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran ... Türk Milleti"ne ve onun kurduğu Türk Milli Devleti’ne karşı, sözüm ona bölücü bir savaş vermiyor mu?

HDP, Atatürk'ün gurur duyduğu TÜRK MİLLETİ ittifakına hiç katılır mı?

O halde, HDP ile kurulabilecek NASIL ve HANGİ "MİLLET İTTİFAKI"ndan söz edebiliyorsunuz siz?

Siz kimi kandırıyorsunuz?

Yeter artık!

Vaz geçin artık Batı hayranlığından, emperyalizme duyduğunuz bu karşılıksız kara sevdadan!

Geçmişinde, dünyada ilk kurtuluş savaşını vererek mazlum milletlere örnek olan, önderlik eden, devrimci Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran;

Yeryüzünde, bu yüce Türk Milleti'ne ve ATATÜRK'e duyulan ve duyulacak olan sevdadan daha büyük bir sevda var mıdır?

 
Etiketler: ATATÜRK'Ü, HÂLÂ, ANLAYAMAYANLARA, KISA, BİR, DERS, NOTU,
Yorumlar
Haber Yazılımı