Fatih Şahin 10 OCAK VE AHDE VEFA
Yazı Detayı
12 Ocak 2022 - Çarşamba 20:19 Bu yazı 132 kez okundu
 
10 OCAK VE AHDE VEFA
Fatih Şahin
 
 

Gazetecilerin en mutlu, en şımartıldığı gündü(r)…

Her 10 Ocak’ta Atamıza! Cumhuriyet alanına koşarız.

Basın hürriyetimizi borçlu olduğumuz insana gider, minnetimizi gösteririz.

Meslektaşlarımızla kaynaşır, kucaklaşır, şakalar yapar daha bir sosyalleşiriz gün boyu kendi aramızda.

Ustalarımızın, duayenlerimizin ağızlarına, tavırlarına, duruşlarına bir başka bakarız o gün.

Çünkü onlar şımartır, onlar teşvik eder, onlar takdir eder, onlar tebrik eder…

Aynı gün akşamı gazetecinin madalyası olan basın ödülleri dağıtılır.

Genç gazeteciler de o gün aldıkları gazla bir sonraki 10 Ocak’a kadar daha çok çalışırdı…

Neyse…

Yağmur altında vardım alana…

Arkadaşlarımızla, meslektaşlarımızla selamlaşıp, kucaklaşırken gözüme ilişti.

Bir süredir sağlık sorunları yaşıyor, o hasteneden, bu hastaneye gidiyordu.

Ama hiç bir basın bayramını ihmal etmeden atasına koşar.

Kültür Merkezi’nin sütunlarından destek alarak ayakta durmaya çalışıyordu.

Yorgunluğu her halinden belli.

Ama kola-kravat takım elbise, üzerine pardesü, saç-sakal traşı, ayna gibi.

Kısacası her zamanki gibi şık, dik ve mağrurdu Ziya Keskinışık ağabeyim Atasının huzurunda.

Dile kolay 50 yıllık bir gazeteci.

Hem okul, hem tarih hem de hatıra yüklü bir anıt gibi...

Çevresini saran dostlarını şöyle bir yardım, gittim elini öptüm, sarıldım.

Bir kaç hasbihalden sonra gitti ustamız, duayenimiz.

Daha dazla bekleyemedi töreni.

İlaç saati geçmişti dediğine göre…

Gözümü alamadım gidişinden,

Yağmur altında tek başına giderken alandan,

Benden de bir şeyler aldı götürdü Ziya ağabeyim…

3-5 dostunun ilgisi dışında fark edilemedi belki de…

Baş köşede oturtulması gerekenler, kırgın, küskün ve üzgün ayrılıyorsa o alandan.

Ters giden bir şeyler var demektir…

Halbuki ; ver mikrofonu anlatsın 50 yılı…

Neyse…

Neden mi böyle olduk?

Son yıllarda 10 Ocak Gazeteciler Günü siyasilerin adeta gövde gösterisine dönüştü.

Siyah araba ve koruma ordusu ile alana kadar girerler ve bütün ilgi, alakayı kendilerine çekerler.

Çalışan, çalışamayan gazeteciler 2. hatta 3. plana düşerler.

Sağolsun, varolsunlar ama gün boyu bizi yalnız bırakmadıkları için özellikle  muhabirler de gün boyu çalışmaya devam ederler.

Usta çırak buluşmaları gölgelenir böylece.

O yüzden midir bilmem Ziya Keskinışık ağabeyim dışında, ustalarımız, duayenlerimiz ve meslek ağabeylerimiz Ali Adalıoğlu’nu, Vahap Şehitoğlu’nu, Nermin Ergenekon’u, Nuran Tunç’u, Ali Osman Akça’yı, Yüksel Ekici’yi, Necdet Canaran’ı Oğuz Topaçoğlu’nu Ünal Akdağ’ı, Haldun Okdemir’i, İbrahim Yalçıner’i, Nevzat Kültürü, yönetimde olduğu halde Şevket Coşkun’u ve daha adını sayamadığım nice ustaları göremedim alanda.

Ha bir de Nazmi Akdağ ağabey vardı.

O da bir sütuna hem dayanmış, hem çökmüş kara kara düşünürken gördük Abidin Yağmur’la.

Selamlaştık, hal hatır sorduk, dikkatini dağıttık.

Kim bilir ne düşünüyordu.

Ama alanda olması gerekenler maalesef yoktu…

Kendi yağımızda kavrulduğumuz günleri çok özledim…

 

 
Etiketler: 10, OCAK, VE, AHDE, VEFA,
Yorumlar
Haber Yazılımı